Diz Osteoartriti (Kireçlenme)
Diz Osteoartriti nedir ? Tanımı, risk faktörleri ve obezitenin eklem sağlığına etkilerini öğrenin. Detaylı eğitim bloğumuzda, aerobik egzersizin diz kireçlenmesine karşı sunduğu bilimsel temelli iyileştirici yararları keşfedin.
DİZ
Fizyoterapist_Fitcanfyt
11/20/202517 min read


Diz Osteoartriti (Kireçlenme) Nedir ?
Osteoartrit (OA) veya bilinen adıyla kireçlenme, eklemlerimizin karşılaştığı en yaygın sorunlardan biridir. Genellikle osteoartroz veya dejeneratif artrit gibi isimlerle de anılır. OA basitçe "yaşlanmaya bağlı aşınma" olarak bozulmasıdır. Genellikle diz ekleminde "eskime" olarak düşünülse de, aslında diz eklemindeki koruyucu kıkırdağın yenilenme kapasitesi ile aşınma hızı arasındaki dengenin bozulmasıyla gelişen kronik ve ilerleyici bir süreçtir. Bu hassas denge bozulduğunda, kıkırdak dokusu incelme ve parçalanma eğilimi gösterebilir; kemik kenarlarında anormal büyümeler (osteofitler) oluşabilir ve eklem sertleşebilir; tüm bunlar dizin üzerine düşen yükü absorbe etme yeteneğini zamanla düşürür.
Peki kimler bu duruma daha yatkın ?
Yaş ilerledikçe görülme sıklığı oldukça artsa da (25–35 yaş arasında %0,1 oranında görülürken, 65 yaş üstünde %80'leri aşan oranlarda görülebilir), OA'nın kaçınılmaz olmadığını hatırlamak gerekir; ancak en önemli kontrol edilebilir faktör, fazla kilonun hem mekanik baskıyı hem de vücuttaki dejeneratif süreçleri artırması nedeniyle obezitedir. Ayrıca özellikle menopoz sonrası kadınlar ve geçmişte ciddi eklem travması geçirmiş kişiler de hastalığa yatkınlık gösterebilir.
Hastalar, genellikle hareketle belirginleşen, dinlenince azalan ağrıdan söz ederler; bu duruma ek olarak sabahları veya uzun oturmalardan sonra ortaya çıkan ve 30 dakikayı geçmeyen kısa süreli tutukluklar, eklemden gelen çıtırtı sesleri (krepitasyon) ve kullanmamaya bağlı kaslarda zayıflık eşlik edebilir. Tanı koyma aşamasında, OA'yı iltihaplı romatizmal hastalıklardan ayırmak için spesifik bir kan testi bulunmadığından, doktorlar genellikle eklem aralığı daralmasını ve kemik değişikliklerini gösteren, yük altında çekilmiş röntgen filmlerinden faydalanarak durumu kesinleştirmeyi tercih ederler. Bununla birlikte OA, eklemin sadece bir katmanını değil, tamamını etkileyen morfolojik değişikliklere neden olabilir:
Kıkırdak Kaybı: Eklem kıkırdağında ilerleyici yıpranma ve kayıp nedeniyle başlayıp, eklem aralığının daralması
Kemik Çıkıntıları (Osteofitler): Hasara yanıt olarak eklem kenarlarında anormal kemik büyümeler
Kemikte Sertleşme: Kıkırdağın hemen altındaki kemik dokusunda sertleşme (skleroz)
Doku Değişiklikleri: Eklem kapsülünde ve iç zarında (sinovya) biyokimyasal bozulmalar da gelişebilir.
Risk Faktörleri
Bazı faktörler, bir kişinin OA geliştirme olasılığını belirgin şekilde artırır:
Yaş Faktörü: OA'nın en iyi bilinen risk faktörüdür. Yaş ilerledikçe kıkırdağın kendini onarma yeteneği düşer ve hastalık için uygun zemin hazırlanır. Ancak unutmamak gerekir ki, OA yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu değildir.
Obezite: OA için en sık görülen, dolayısıyla değiştirilebilir en önemli risk faktörüdür. Obezitenin eklem üzerindeki etkisi iki yönlüdür:
- Mekanik Yük: Eklem üzerine binen fiziksel stresi ve mekanik yükü artırır. Bu nedenle vücutta dejeneratif süreçleri hızlandırabilir.
- Sistemik Etki: Yağ dokusunun salgıladığı kimyasallar (adipokinler), tüm vücutta iltihaplanmayı tetikleyerek eklem hasarını hızlandırır. Bu nedenle obezite, sadece yük taşıyan diz ve kalçayı değil, el eklemlerini bile etkileyebilir.
Travmalar: Büyük bir eklem yaralanması, eklem içi kırıklar veya mesleğe bağlı sürekli tekrar eden zorlanmalar. Büyük bir travma ya da tekrarlayan küçük travmalar, dejeneratif eklem hasarının yerleşmesini kolaylaştırır. Ayrıca, uzun süre dizin bükülü olmasını gerektiren mesleklerde diz OA’nın daha sık olduğu bildirilmektedir.
Anatomik Bozukluklar: Doğumsal kalça çıkığı veya bacak boyu eşitsizliği gibi eklemin normal yapısını bozan durumlar.
Metabolik Nedenler: Akromegali veya kalsiyum kristal birikimi gibi vücuttaki metabolik dengesizlikler. Şeker hastalığı (diyabet) ve yüksek tansiyon (hipertansiyon), tiroit rahatsızlıkları gibi durumlar, metabolik Sendrom adı verilen büyük bir sağlık sorunları kümesinin ana bileşenleridir ve bu bileşenlerin her biri OA gelişiminde etkili olabilir.
İltihaplı (İnflamatuar) Süreçler: Daha önce geçirilmiş eklem iltihapları (septik artrit) veya romatizmal hastalıklar.
Genetik Yatkınlık: Bazı kişilerde ortaya çıkan ve vücutta birden fazla eklemi (diz, kalça ve parmakları) etkileyen yaygın kireçlenmede (Primer Generalize OA), kalıtım yani genetik faktörler önemli bir rol oynar. Bu durum, özellikle parmak eklemlerinde oluşan küçük kemik şişlikleri (Heberden nodülleri ve Bouchard nodülleri) ile birlikte görüldüğünde belirgindir. Yapılan araştırmalar, bu yaygın OA tipine sahip kişilerde, vücudun bağışıklık sistemiyle ilişkili olan HLA A1 ve HLA B8 gibi bazı genetik işaretleyicilerin daha sık görüldüğünü göstermektedir. Bu bulgular, hastalığın sadece yaşlanma veya aşınma ile değil, aynı zamanda aileden gelen genetik yatkınlıkla da yakından ilişkili olduğunu düşündürmektedir.
Cinsiyet: Genel olarak kadınların erkeklere göre daha fazla OA riski taşıdığı bilinmektedir. Kadınlarda göreceli risk, erkeklerden 2,6 kat daha fazladır. Ayrıca hastalık kadınlarda, özellikle menopoz sonrası dönemde olmak üzere daha ciddi ve sık görülmektedir. 50 yaş üzerinde kadınlarda daha sık aynı yaştaki erkeklere göre daha sık görüldüğü bilinmektedir.
Diz Osteoartritinde En Sık Görülen Belirtiler
Diz Osteoartriti ilerledikçe, eklemde hasar oluştuğuna dair belirgin sinyaller vermeye başlar. Hastanın günlük hayatını en çok etkileyen bu klinik belirtiler, genellikle en yaygın olandan en aza doğru şu şekilde sıralanır. Bu oranlar, özellikle hastalığın başlangıç veya erken aşamasında ne kadar yaygın görüldüğünü hakkında bilgi verebilir:
Ağrı (%70): Diz osteoartriti olan hastaların dile getirdiği en temel şikayettir. Bu ağrı, genellikle hareketle belirginleşir (yürüyüş, merdiven çıkma) ve dinlenince hafifler. Ağrı, genellikle eklem çevresindeki sinirler ve kemik dokusu üzerindeki baskıdan kaynaklanır.
Şişlik (%58): Eklemdeki iltihabi reaksiyonlar ve sıvı artışı sonucu diz çevresinde şişlik (efüzyon) oluşur. Hastaların yarısından fazlasında bu durum görülebilir.
Çıtırtı Sesi (Krepitasyon) (%42): Diz hareket ettirilirken (bükülüp açılırken) pürüzlenen eklem yüzeylerinin birbirine sürtünmesinden kaynaklanan gıcırtı, çatırtı veya tıkırtı gibi sesler hissedilir ya da duyulur. Bu, eklem kıkırdağındaki düzensizliğin bir işaretidir.
Tutukluk (Sertlik) (%29): Özellikle sabahları yataktan kalktıktan sonra veya uzun süre oturma gibi hareketsizlik sonrası ortaya çıkan geçici sertlik hissidir. Bu tutukluk genellikle 30 dakikadan kısa sürer ve hasta hareket etmeye başladıkça kaybolur.
İnstabilite ve Güçsüzlük (%24): Bazı hastalar dizlerinin aniden "boşaldığı" veya güvensiz olduğu hissinden (instabilite) şikayet edebilir. Ayrıca ağrı nedeniyle dizin kullanılmamasına bağlı olarak çevresindeki kaslarda zayıflık ve erime (atrofi) görülebilir.
Bu temel belirtilere ek olarak, hastalar ilerleyen süreçte dizi tam olarak hareket ettirmede zorluk yaşayabilir ve ileri vakalarda dizde gözle görülür şekil bozuklukları (deformite) ortaya çıkabilir.
Kapsamlı Bir Değerlendirme ve Tanı süreci
Diz ekleminde hissettiğiniz sabah tutukluğu veya dinlenme sonrası ortaya çıkan sızı gibi şikayetlerle, diz kireçlenmesi (osteoartriti) şüphesiyle bir ortopedi veya fizik tedavi uzmanına başvurduğunuzda, hekimler tanı sürecini detaylı olarak yönetir. Bu sürecin temel amacı, ekleminizdeki rahatsızlığın niteliğini netleştirmek ve eğer osteoartrit söz konusu ise, hasarın hangi aşamada olduğunu kesin olarak tespit etmektir. Bu nedenle hekimler, tedavi haritasını oluşturmak ve tanıyı teyit etmek amacıyla öncelikle derinlemesine bir anamnez (hasta hikayesi) alırlar. Bu süreçte, şikayetlerinize ek olarak ağrının niteliği, başlangıç zamanı ve uzun süre oturduktan sonraki sertliğin süresi dâhil olmak üzere, klinik ve radyolojik objektif değerlendirmelere ışık tutacak bilgiler toplanır.Bu subjektif bilgileri takiben, şikayetlerinizi klinik bulgularla teyit etme aşamasına geçilir: Dizin şişliği, palpasyon (elle muayene), dizde ısı artışı, şişlik ve eklem hattında hassasiyet, yürüyüş kalıplarındaki bozulmalar, eklem hareket açıklığı (ROM) kısıtlılığı (diz ekleminin tam açılıp-açılmadığını gözlemlemek), kas gücü azalması ve denge sorunları detaylı incelenir. Objektif değerlendirmenin bir parçası olarak, WOMAC İndeksi gibi standardize edilmiş ölçekler kullanılabilir. Bu ölçekler sayesinde ağrı ve fonksiyonel kısıtlılıklar sayısal veriye dönüştürülür ve tedavi sürecindeki (tedavi öncesi-tedavi sonrası) gelişme somut bir şekilde izlenebilir.
Ayırıcı Tanı ve Görüntüleme Yöntemeleri
OA'nın kesin tanısı, özellikle romatoid artrit, gut veya eklem enfeksiyonları gibi diğer eklem hastalıklarıyla karışabileceği için, ileri görüntüleme ve laboratuvar testleriyle desteklenebilir. Bu testler tanıyı netleştirmenin yanı sıra hastalığın tedavi haritasını çıkarmada hekime yardımcı olur:
Radyolojik Görüntüleme: Temel olarak kıkırdak yıkımının dolaylı kanıtı olan eklem boşluğunun daralmasını ve kemik kenarlarında oluşan kemik çıkıntılarını (osteofit) görmek için yük altında röntgen çektirilir.
İleri Görüntüleme: Kıkırdak ve yumuşak dokudaki en erken anormallikleri veya hasarın kapsamını daha detaylı görmek için MRI kullanılabilir.
Laboratuvar: Diğer iltihaplı artrit tiplerini dışlamak amacıyla kan testleri yapılır. Nadiren, eklem iltihabı veya kristal birikimi şüphesi varsa eklem sıvısından örnek alma (artrosentez) gerekebilir.
Cerrahi Gözlem: Çok özel durumlarda, eklem içerisindeki hasara dair görsel bilgi almak için artroskopi (kamera ile cerrahi inceleme) yapılabilir.
Gerekli tüm tetkikler tamamlanıp sonuçlar hekim tarafından birleştirildiğinde, rahatsızlığınızın türü netleşir ve eğer diz osteoartriti tanısı konulursa, ilerleme düzeyi radyolojik olarak Kellgren-Lawrence (KL) skalası ile Evre 1'den Evre 4'e kadar derecelendirilir:
1.Evre: Pre-Osteoartrit
Bu aşamada henüz hiçbir ağrı veya sertlik hissetmezsiniz ve çekilen standart röntgen filmlerinde de hiçbir hasar görünmez. Bu evreye "pre-klinik" denir; yani hastalık belirti vermemiştir. Ancak vücut sıvılarında veya özel testlerde, kıkırdak yıkımının başladığına dair moleküler değişiklikler tespit edilebilir. Bu, kişinin gelecekte OA geliştirme riskinin arttığı anlamına gelir.
2.Evre: Erken Aşama
Hastalığın hafif aşamasıdır. Artık dizinizde arada sırada ağrı veya tutukluk gibi hafif belirtiler hissetmeye başlayabilirsiniz. Röntgen filmlerinde genellikle belirgin bir değişiklik görülmeyebilir (KL Derecesi 0-1). Kemikler arasında hala yeterli kıkırdak bulunur, bu yüzden kemikler birbirine sürtünmez. Ancak MRI gibi daha detaylı görüntülemelerde kıkırdakta veya eklem zarı çevresinde ufak tefek değişimler saptanabilir. Erken teşhis ve müdahale, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak için bu aşamada hayati önem taşır.
3.Evre: İlerleyici Osteoartrit
Bu aşamada kıkırdak kaybı önemli ölçüde artmıştır. Belirtileriniz ve fonksiyonel kısıtlılıklarınız (günlük aktivitelerde zorlanma) ciddi şekilde kötüleşir. Özellikle koşarken, yürürken, çömelirken veya diz çökerken daha fazla ağrı hissedilir. Röntgen filmlerinde artık net bir şekilde eklem aralığında daralma ve kemik çıkıntıları (osteofit) görülmeye başlanır (KL Derecesi 2-3). Bu aşamada yapısal hasar belirginleşir ve tedavi genellikle ağrıyı yönetmeye ve fonksiyonu korumaya odaklanır.
4.Evre: Şiddetli Osteoartrit
OA'in en ileri ve şiddetli aşamasıdır. Bu, dizdeki kıkırdağın neredeyse tamamen yok olduğu anlamına gelir. Kemikler hareket sırasında doğrudan birbirine sürtünür, bu da şiddetli ağrıya, belirgin sertliğe ve eklem hareketliliğinde büyük kayba yol açar. Bu aşamada radyolojik olarak en ileri düzeyde eklem hasarı ve daralma saptanır (KL Derecesi 4). Eğer koruyucu tedaviler yetersiz kalırsa, hastanın yaşam kalitesini geri kazanması için total diz protezi ameliyatı gibi cerrahi çözümler düşünülür.
Osteoartrit Tedavinde Multidisipliner Yaklaşım
Hekim, hastalığınızın evresine göre (Evre 1, 2 veya 3) konservatif tedaviye yönlendirir. Bu süreç, sadece ağrıyı azaltmak için değildir; Tedavinin temel amacı eklem fonksiyonunu korumak, kas gücünü artırmak ve hastanın yaşam kalitesini iyileştirmeyi hedeflemektir. Bu bütüncül yol haritası, genellikle medikal, fiziksel ve metabolik olmak üzere üç ana başlık altında ilerler.
Fizyoterapiyle birlikte ilaç tedavisi, semptomatik OA’lı hastalar için genellikle birinci basamak tedaviyi oluşturur.
Sistemik İlaçlar: Ağrı ve tutukluğu kontrol altına almak amacıyla Parasetamol (asetaminofen), Steroid Olmayan Antiinflamatuar İlaçlar (NSAİİ'ler) reçete edilir. Ancak, NSAİİ'lerin yan etki potansiyelleri nedeniyle hekim onayıyla dikkatli kullanılması gerekir.
Enjeksiyonlar: Konservatif yöntemler yetersiz kaldığında, eklem içi kortikosteroid içerikli enjeksiyonlar ağrılı alevlenmeleri kontrol altına almakta etkili olabilir. Ayrıca Hyaluronik Asit (HA) enjeksiyonları ve trombositten zengin plazma eklemi korumaya yardımcı olabilir.
Besin Takviyeleri: Glukozamin ve kondroitin sülfat gibi takviyeler kıkırdağın yapısal bileşenleridir. Her ne kadar bu takviyelerin OA'da kesin faydasına dair güçlü kanıtlar bulunmasa da, bazı hastalarda destekleyici olarak kullanılmaktadır.
Fonksiyonel İyileşme ve Egzersiz (Fizyoterapist): Hekiminiz, kas gücünü artırmak ve eklem hareketliliğini korumak amacıyla yapılandırılmış bir egzersiz programı için sizi fizyoterapiste yönlendirir. Egzersiz, özellikle dizin stabilitesi için kritik olan kasları hedef alarak OA tedavisinin temel direğini oluşturur.
Beslenme ve Metabolik Yönetim (Diyetisyen): Kilo kontrolü, eklem üzerindeki baskıyı ve sistemik iltihabı azaltmak açısından hayati önem taşır. Bu nedenle hekiminiz, hasta eğitimi ve aşırı kilolu hastalar için kilo yönetimi amacıyla diyetisyene yönlendirme yapar.
Bu bütüncül yaklaşım, konservatif yöntemlerle semptomlarınızı yönetmenizi sağlayarak ileride cerrahi (protez) ihtiyacını ertelemeyi veya ortadan kaldırmayı hedefler.
Diz Osteoartritinde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
Diz osteoartriti yönetiminde fizyoterapistler, cerrahi ve farmakolojik olmayan müdahaleleri uygulayan sağlık çalışanlarıdır. Temel sorumlulukları, ağrıyı azaltmak ve fonksiyonu iyileştirmek amacıyla kişiye özel egzersiz tedavisi (kuvvetlendirme, aerobik ve fonksiyonel) reçete etmek ve hasta eğitimi yoluyla öz yönetim stratejileri sağlamaktır.
Fizyoterapistler diz osteoartriti yönetiminde sıklıkla manuel terapi (mobilizasyon) ve elektrofiziksel cihazlar (TENS, NMES, Lazer, Ultrason) gibi yardımcı yöntemleri de kullanırlar; bu modaliteler, ağrıyı kontrol altına almaya, kas gücünü artırmaya ve eklem hareket açıklığını iyileştirmeye destek olabilir. Bununla birlikte, akademik literatür; diz osteoartriti yönetiminde en güçlü ve etkili aracın, uzman fizyoterapistler tarafından hazırlanan kişiselleştirilmiş egzersiz reçetesi olduğu görüşünü net bir şekilde desteklemektedir. Egzersiz, ağrıyı azaltma ve fonksiyonel kapasiteyi artırma konusunda, yalnızca rutin takip ve ilaç kullanımından oluşan standart yaklaşımlardan dahi üstün ve güvenli birincil müdahale olarak kabul görmektedir.
Egzersiz programlarının temel amacı, hastalığın ilerlemesini tetikleyen ağrı-inaktivite döngüsünü kırmak ve kas zayıflığının neden olduğu mekanik bozulmaları gidermektir.
Bilindiği üzere diz osteoartriti, yalnızca kıkırdak hasarıyla değil, aynı zamanda eklem hizalanmasını (alignment) ve biyomekaniğini etkileyen karakteristik deformitelerle de ilişkilidir. Hastalığın ilerlemesiyle birlikte bu yapısal değişiklikler, ağrıyı ve fonksiyonel bozukluğu artırabilir. Tüm bu faktörler birleştiğinde dizin doğal biyomekaniği bozulur; bu durum, menisküs hasarı riskinin artmasıyla birlikte, çeşitli diz eklem deformitelerine (Varus/Valgus) ve yürüyüşte denge sorunlarına yol açabilir.
Bu bağlamda diz osteoartriti olan bireylerin kuadriseps (dizi düzleştiren kas), hamstring (dizi büken kas) ve kalça abdüktör (bacağı yana açan kas) kaslarında zayıflık sıklıkla görülür. Kuadriseps ve hamstring kaslarındaki güç ve esneklik kaybı dizin stabilitesini azaltırken, kalça abdüktörlerindeki zayıflık yürüyüş sırasında dizin iç kısmına (medial kompartman) binen yükü artırarak valgus kuvvetini tetikler. Tüm bu faktörler birleştiğinde dizin biyomekaniği bozulur; bu durum, çeşitli diz eklem deformitelerine ve yürüyüşte denge sorunlarına yol açabilir. Diz osteoartritinde gözlemlenen eklem deformiteleri, hasarın hangi bölgede yoğunlaştığını gösteren önemli klinik belirteçlerdir:
Varus Deformitesi (Genu Varum): Diz ekleminin dışa doğru eğilmesiyle (parantez bacak) karakterizedir ve OA'de en sık görülen deformitedir. Genellikle medial kompartman (iç kısım) osteoartriti ile ilişkilidir. Bu hizalanma bozukluğu, iç eklem yükünü artırarak kıkırdak dejenerasyonunu ve menisküs hasarını hızlandırır. Varus, ayrıca pes anserin tendiniti ve ayak deformiteleri (örn. düztabanlık, halluks valgus) gibi ikincil değişikliklerle de ilişkili olduğu bulunmuştur.
Valgus Deformitesi (Genu Valgum): Diz ekleminin içe doğru eğilmesiyle (X bacak) karakterizedir ve Varus'a göre daha az yaygındır. Genellikle lateral kompartman (dış kısım) osteoartriti ile ilişkilendirilir.
Rüzgarla Savrulan Deformite (Wind-Swept): Bir dizde Varus, diğer taraftaki dizde Valgus deformitesinin eş zamanlı olarak bulunmasıyla tanımlanan, karmaşık bir hizalanma bozukluğudur. Bu yapısal değişikliklerin tümü, OA ilerlemesinin radyografik belirtileri olan osteofit oluşumu ve eklem boşluğunun daralması gibi diğer yapısal değişikliklerle birlikte gözlemlenir.
Akademik literatürde bu olumsuz biyomekanik deformitelerin önüne geçmek ve hastalığın ilerleme hızını yavaşlatmak için egzersiz yapmak kritik öneme sahiptir. Egzersiz, kas gücünün artırılması yoluyla eklem stabilitesini desteklerken, kasların esnekliği ve kuvvetindeki artışla ekleme binen yükün dengeli dağıtılmasına katkıda bulunur. Böylece diz eklemine aşırı yük binmesi engellenir; eklem yüzeyindeki basınç homojen olarak dağılarak hasarlı bölgelerin iyileşmesini destekler. Bu kapsamda, diz osteoartrit tedavisinde ilk basamak müdahale olarak aerobik egzersizler önerilmektedir. Ancak, en iyi sonuçları hedeflemek adına, aerobik, kuvvetlendirme, esneme, denge ve propriosepsiyon egzersizlerini birleştiren kombine programların uygulanması tercih edilebilir. Çünkü bu çok bileşenli yaklaşımlar, tek başına yapılan egzersizlere göre daha fazla ağrı azalması ve fonksiyon artışı sağlayabilir. Sonuç olarak, bu bütüncül yaklaşımlar diz osteoartritinin ilerleme hızını yavaşlatabilir ve hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilir.
Belirgin ağrı azalması ve fonksiyonel iyileşmeler için haftada en az 3 gün, her seans 40-60 dakika olacak şekilde toplamda haftada 150 ila 180 dakika orta yoğunlukta ve 8 ila 12 hafta süren aerobik egzersiz önerilmektedir.
Egzersizlerin sadece dize değil, kalça abdüktör kaslarına yönelik güçlendirme egzersizlerinin de programa dâhil edilmesi, diz üzerindeki yükü azaltarak hızlı ağrı kesici ve fonksiyon artışına katkı sağlayabilmektedir. Ayrıca hamstring germe gibi esneklik egzersizleri de ağrı ve işlevde ek faydalar sunabilmektedir.
Denge ve Propriosepsiyon (eklem konum hissi) eğitimlerinin, OA hastalarında görülen stabilite eksikliklerini gidermeyi amaçladığı bilinmektedir. Bu müdahalelerin, özellikle yüksek düşme riski bulunan hastalar için standart rehabilitasyon programına entegre edilmesi önerilmektedir.
Bu öneriler bağlamında egzersizden elde edilen kazanımların korunması ve uzun vadeli fayda için egzersiz alışkanlığının kesintisiz sürdürülmesi büyük önem taşımaktadır. Egzersizin faydasının, uyum azaldığında 9-18 ay sonra azalma eğilimi gösterebileceği bilinmektedir. Bununla birlikte eegzersizden daha belirgin fayda, 60 yaş altı ve hastalığın erken evresindeki hastalarda görüldüğü bildirilmektedir. Bu nedenle egzersiz reçetesi, hastanın bireysel tercihlerine, eşlik eden hastalıklara ve hareketlilik seviyesine göre fizyoterapist tarafından uyarlanmalıdır.
Güncel tedavi ve egzersiz müdahaleleri için Tele-sağlık-Telerehabilitasyon gibi dijital çözümlerin, kısa-orta ve uzun vadeli uyumu desteklediği gözlemlenmektedir. Bu nedenle diz osteoartriti tedavisinde çevrimiçi telerehabilitasyon, sistematik incelemelerle kanıtlanmış, erişilebilir ve etkili bir yönetim stratejisidir olarak öne çıkmaktadır. Bu programlar, ağrıyı azaltma ve fonksiyonu iyileştirme açısından geleneksel yüz yüze terapi ile karşılaştırılabilir sonuçlar sunmaktadır. En yüksek fayda ve uyum, görüntülü görüşmeler gibi etkileşimli yöntemlerle sağlanan terapist rehberliğindeki denetimli programlarla (çevrimiçi değerlendirme, egzersiz takibi vb.) elde edilmektedir; Bu durum, telerehabilitasyonu diz osteoartriti yönetimi için temel ve ulaşılabilir bir seçenek haline getirmektedir.
Yararlanılan Akademik Kaynaklar
Doral, M. N., & Dönmez, G. Osteoartrit. at https://web.citius.technology/upload/files/Modul4-TemelPatoloji-Osteoartrit.pdf
Du X, Liu ZY, Tao XX, Mei YL, Zhou DQ, Cheng K, Gao SL, Shi HY, Song C, Zhang XM. Research Progress on the Pathogenesis of Knee Osteoarthritis. Orthop Surg. 2023 Sep;15(9):2213-2224. doi: 10.1111/os.13809. Epub 2023 Jul 12. PMID: 37435789; PMCID: PMC10475681. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC10475681/
Comparative efficacy and safety of exercise modalities in knee osteoarthritis: systematic review and network meta-analysisBMJ 2025;391doi:https://doi.org/10.1136/bmj-2025-085242(Published 15 October 2025)Cite this as: BMJ 2025;391:e085242. https://www.bmj.com/content/391/bmj-2025-085242
Goh SL, Persson MSM, Stocks J, Hou Y, Lin J, Hall MC, Doherty M, Zhang W. Efficacy and potential determinants of exercise therapy in knee and hip osteoarthritis: A systematic review and meta-analysis. Ann Phys Rehabil Med. 2019 Sep;62(5):356-365. doi:https://doi.org/ 10.1016/j.rehab.2019.04.006. Epub 2019 May 21. PMID: 31121333; PMCID: PMC6880792. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6880792/
Heidari B. Knee osteoarthritis diagnosis, treatment and associated factors of progression: part II. Caspian J Intern Med. 2011 Summer;2(3):249-55. PMID: 24049581; PMCID: PMC3770501. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3770501/
Katz JN, Arant KR, Loeser RF. Diagnosis and Treatment of Hip and Knee Osteoarthritis: A Review. JAMA. 2021 Feb 9;325(6):568-578. doi: 10.1001/jama.2020.22171. PMID: 33560326; PMCID: PMC8225295. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8225295/
Bannuru RR, Osani MC, Vaysbrot EE, Arden NK, Bennell K, Bierma-Zeinstra SMA, Kraus VB, Lohmander LS, Abbott JH, Bhandari M, Blanco FJ, Espinosa R, Haugen IK, Lin J, Mandl LA, Moilanen E, Nakamura N, Snyder-Mackler L, Trojian T, Underwood M, McAlindon TE. OARSI guidelines for the non-surgical management of knee, hip, and polyarticular osteoarthritis. Osteoarthritis Cartilage. 2019 Nov;27(11):1578-1589. doi: 10.1016/j.joca.2019.06.011. Epub 2019 Jul 3. PMID: 31278997. https://www.oarsijournal.com/article/S1063-4584(19)31116-1/fulltext
Samuel AJ, Kanimozhi D. Outcome measures used in patient with knee osteoarthritis: With special importance on functional outcome measures. Int J Health Sci (Qassim). 2019 Jan-Feb;13(1):52-60. PMID: 30842718; PMCID: PMC6392485. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6392485/
Testa G, Giardina SMC, Culmone A, Vescio A, Turchetta M, Cannavò S, Pavone V. Intra-Articular Injections in Knee Osteoarthritis: A Review of Literature. J Funct Morphol Kinesiol. 2021 Feb 3;6(1):15. doi: 10.3390/jfmk6010015. PMID: 33546408; PMCID: PMC7931012. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7931012/
Ozeki N, Koga H, Sekiya I. Degenerative Meniscus in Knee Osteoarthritis: From Pathology to Treatment. Life (Basel). 2022 Apr 18;12(4):603. doi: 10.3390/life12040603. PMID: 35455094; PMCID: PMC9032096. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC9032096/
https://www.physio-pedia.com/Knee_Osteoarthritis#cite_note-14
Nelligan RK, Hinman RS, Kasza J, Crofts SJC, Bennell KL. Effects of a Self-directed Web-Based Strengthening Exercise and Physical Activity Program Supported by Automated Text Messages for People With Knee Osteoarthritis: A Randomized Clinical Trial. JAMA Intern Med. 2021;181(6):776–785. doi:10.1001/jamainternmed.2021.0991.https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8042569/
Yang, Y., Li, S., Cai, Y., Zhang, Q., Ge, P., Shang, S., & Han, H. (2022). Effectiveness of telehealth-based exercise interventions on pain, physical function and quality of life in patients with knee osteoarthritis: A meta-analysis.. Journal of clinical nursing. https://doi.org/10.1111/jocn.16388
Bahns, C., & Kopkow, C. (2022). Physiotherapy for patients with hip and knee osteoarthritis in Germany: a survey of current practice. BMC Musculoskeletal Disorders, 24. https://doi.org/10.1186/s12891-023-06464-0.
Nguyen, J., Naylor, J., Dennis, S., Livings, R., Mills, K., Schabrun, S., & Thom, J. (2025). Voices from the clinic: a qualitative analysis of physiotherapy strategies in musculoskeletal care for knee osteoarthritis patients. BMC Musculoskeletal Disorders, 26. https://doi.org/10.1186/s12891-024-08242-y.
Jeong HS, Lee SC, Jee H, Song JB, Chang HS, Lee SY. Proprioceptive Training and Outcomes of Patients With Knee Osteoarthritis: A Meta-Analysis of Randomized Controlled Trials. J Athl Train. 2019 Apr;54(4):418-428. doi: 10.4085/1062-6050-329-17. Epub 2019 Apr 17. PMID: 30995119; PMCID: PMC6522092. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6522092/
Sharma L, Song J, Dunlop D, Felson D, Lewis CE, Segal N, Torner J, Cooke TD, Hietpas J, Lynch J, Nevitt M. Varus and valgus alignment and incident and progressive knee osteoarthritis. Ann Rheum Dis. 2010 Nov;69(11):1940-5. doi: 10.1136/ard.2010.129742. Epub 2010 May 28. PMID: 20511608; PMCID: PMC2994600. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC2994600/
Huang Z, Zhang Z, Wang W, Chen F, Zhang H. The association between varus knee deformity and morphological changes in the foot and ankle in patients with end-stage varus knee osteoarthritis. J Orthop Surg Res. 2025 Jan 7;20(1):15. doi: 10.1186/s13018-024-05433-0. PMID: 39773297; PMCID: PMC11706072. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC11706072/
Raposo F, Ramos M, Lúcia Cruz A. Effects of exercise on knee osteoarthritis: A systematic review. Musculoskeletal Care. 2021 Dec;19(4):399-435. doi: 10.1002/msc.1538. Epub 2021 Mar 5. PMID: 33666347. https://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1002/msc.1538
Goh SL, Persson MSM, Stocks J, Hou Y, Welton NJ, Lin J, Hall MC, Doherty M, Zhang W. Relative Efficacy of Different Exercises for Pain, Function, Performance and Quality of Life in Knee and Hip Osteoarthritis: Systematic Review and Network Meta-Analysis. Sports Med. 2019 May;49(5):743-761. doi: 10.1007/s40279-019-01082-0. PMID: 30830561; PMCID: PMC6459784. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6459784/
